İZCİLİK VE
TOPLUM
Toplum hizmeti,
izcilik programını önemli bir parçasıdır. Biz bir toplum içinde yaşıyoruz,
yaşamak durumundayız. Toplumla barışık olmamız yaşamın mutlu olması bakımından
oldukça önem taşır. İzcilik hareketi kişiyi bölgesinin, ulusunun ve uluslararası
toplumun yararlı bir üyesi konumuna yükselterek bu amaçla da onu fiziksel,
zihinsel, sosyal ve ruhsal yönlerden topyekün geliştirmeye katkı sağlamak
amacındadır. İzciliğin de katkısı ile yetişen genç, çalışmasının bir parçası
olarak topluluğun kalkınmasına ve gelişmesin katkı ağlar. Bu katkıyı sağlamak
için önce kendisinin ve toplun ne olduğunun farkına varır. Bu hizmet için ne tür
sorumluluklar yükleneceğini belirler ve uygun etkinlikleri gerçekleştiriri. Bu
hizmeti yaparken; geçici çözümler yerine kalıcı hizmetlere öncelik verir.
Kısaca, balık yemeyi ya da vermeyi değil balık tutmayı öğretmeyi tercih eder.
İyi hizmet götürmek için toplumla barışık olmanın önemini vurgulamıştık. Bu
bağlamda; çeşitli izcilik etkinliklerinde toplumun katkısının, desteğinin
alınmasının, hizmeti nitelik ve nicelik bakımından olumlu etkileyeceğini
söylemek yararlı olacaktır.
Toplum hizmeti konusunda izcilik hareketi ulusal ve uluslararası düzeyde önemli
çalışmalar yapılmıştır. Gelişmiş ülkelerin geri kalmış izcilik teşkilatlarına
yardım, jamborelere maddi imkansızlık yüzünden katılamayan teşkilatlara diğer
bazı teşkilatlar yardımcı olmuştur. 16 nci Dünya İzcilik Jamboresine katılan
ekibimiz İzlanda izcilerinin konuğu olarak katılmışlardır.
1986-1987 yıllarında izciler arasında başlattığımız kampanya ile toplanan
yardımlar ile Ankara'da bir okul yaptığımız hatırlardadır. Yine 19995 yılında
Konya-Gökyurt'ta yaptığımız "Uluslararası Barış, Hoşgörü ve Kardeşlik Kampı"
münasebetiyle Gökyurt köyünde başlatılan Sağlık Ocağı yapımı iyi devam
etmektedir. Erzincan depremi sırasında, izcilerimiz yardım çalışmalarına
katılmışlar ve takdirle karşılanmışlardır. Mülteci çocuklara yardım paketi
hazırlama projesine katılımımız başara ile sonuçlanmıştır. Pek çok ilimizde
oluşturulan izci orman çalışmaları iyen takdir toplamıştır.
Ocakbaşılar unutmayın! Topluluk hizmeti, programımızın önemli bir parçasıdır.
Bunu görmezlikten gelemezsiniz. Sizin toplum, toplumunda size ihtiyacı vardır.
Toplumumuzun öncüleri olmaya talip olunuz. Sorumluluk almaktan kaçınmayınız
DÜNYA
İZCİLİĞİNİN KISA TARİHÇESİ
İzcilik çalışmaları
ilk kez İngiltere'de başlamıştır. İzcilik düşüncesini ortaya atan kişi Gillwell
Lord'u Baden Powel'dir. Biz izciler ona kısaca BP olarak anarız. BP izcilik
düşüncesine nasıl sahip olduğunu "Erkek Çocuklar İçin İzcilik" adlı kitabında
şöyle anlatmaktadır.
İngiltere sahillerinde dört kardeşimle birlikte bir deniz izcisi olarak
dolaştığın günler, çocukluk yıllarımın en güzel anılarıdır. Gerçi bizler gerçek
bir deniz izcisi değildik, çünkü o zaman deniz izciliği denilen birşey yoktu.
Ama bizim bir yelkenimiz vardı; her mevsim ve havada bu yelkenlide yaşar e
onunla denizlerde dolaşırdık ve çok da eğlenirdik. Bu yaşantının zevkini
çıkardığımız gibi zahmetine de katlanırdık. Sonra öğrenciyken boş
zamanlarımızda, ormanlarda tavşan yakalamak ve onları pişirmek, kuşları gözlemek
ya da hayvanların ayak izlerini takip ederek bir halli izcilik yapardım. Daha
sonraları asker olunca Hindistan ve Afrika ormanlarında yaptığım avcılık ve
Kanada'nın orman köylerinde geçirdiğim yaşam benim için çok zevkli olmuştur.
Daha sonra Güney Afrika muharebelerinde tam ve izci gibi yaşamak fırsatını
buldum.
Evet bu yaşantı bana o denli zevk vermişti ki "bunu neden ülkemin gençleri de
tatmasın" diye düşündüm. Gördüğün gibi izcilik zevkli bir yaşantı içinde olmak
ve bunu başkalarının da yaşamasını düşünmektir. BP bu düşüncelerini kaleme
alarak zevkli ve macera dolu yaşantıya diğer gençlerin nasıl katılabileceğini
sistemleştirmeye çalıştı.
İlk kamp denemesini 1907'de Brownea adasında aristokrat ve kenar mahalle
çocuklarından oluşturduğu 24 kişi ile yaptı. "Başarılı olduğunu görünce 1908
yılında "erkek çocuklar için izcilik" adlı kitabını yayımladı. Kitap kısa
zamanda tükenince, yeni baskıları yapıldı ve pek çok ülkede milyonlarca sattı.
Kitabın yayınlanmasından iki yıl sonra İngiltere'de izci sayısının on bini
bulduğu belirtilmektedir. Bu MP'nin koyduğu sistemin gençler tarafından ne kadar
kolay kabul edildiğinin belki de ilk kanıtıdır.
BP, 1910 yılında kız kardeşi yardımı ile ilk kız izcilik çalışmasını da
başlattı. Aynı yıl deniz izcilik teşkilatını da kurdu. Sistemin hızla yayılmaya
başlamasına bağlı olarak küçükler çocukların velileri küçükler için de izcilik
çalışması başlatılmasını istediler. Bunun sonucu olarak 1913 yılında küçük
izcilik çalışması başlatıldı. 1917 yılında da daha büyükler için ergin izcilik
çalışmasını başlattı. Tüm dünyada hızla yayılan izciliğin dünya barışına
katkısını sağlamak için ilk uluslararası izci kampı JAMBOREE 1920 yılında
yapıldı. İzcilik artık uluslararası bir gençlik teşkilatı olmuştur. Dünya
izcilik teşkilatı kurulda ve BP başkanlığına getirildi. 1941 yılında da hava
izciliği başlatıldı.
TÜRKİYE
İZCİLİĞİNİN KISA TARİHÇESİ
İzcilik 1907 yılında
İngiltere'de kurulmasından çok kısa bir süre sonra Türkiye'de de çalışmalarına
başlamıştır. İlk çalışmaların 1910 yılında olduğunu ileri süren kaynaklar var
ise de resmi olarak 1912 yılı kabul edilmektedir. Nafi Atıf (Kansu), Ethem Nejat
Bey ve Robenson kardeşler farklı farklı yerlerde çalışmalarını başlatmışlardır.
Edirne Öğretmen Okulu ve Galatasaray Lisesi Türkiye'de izcilik çalışmalarının
ilk başlattığı birimler olmuştur. İzcilik çalışmalarına o zamanlar "Keşşaflık"
adı verilmekteydi.
Pek çok insan ülkedeki izciliği merakla takip etmeye başlamıştır. Ana Balkan
Harbi'nin tüm ülkede yaşantıyı sekteye uğratırken izcilikte bundan
etkilenmiştir. Belçika İzcilik Teşkilatından Herold Parfit 1912 yılında resmen
ilk izci Oymağını kurarak çalışmalara başlamıştır. İlk Oymakbaşı kursu da 24
Nisan 1914 yılında açılmış ve 16 Oymakbaşı çalışmayı başarı ile tamamlamıştır.
1923 yılında ilk Türkçe izcilik kitabı yayınlanmıştır. 1927 yılında Türkiye'de
izciler ilk kez Cumhuriyet bayramında büyük geçit yapmışlardır.
1946 yılında ilk kez Türkiye İzcilik Yönetmeliği yayınlanmıştır. 1950 yılında
Türkiye Dünya İzcilik Teşkilatına üye olarak kabul edilmiştir. İzcilik okuldışı
gençleri de kapsayan bir çalışma olarak "1955 yılında Ankara'da TİB (Türkiye
İzciler Birliği); 1957 yılında da İzmir'de EİB (Ege İzciler Birliği) kurularak
çalışmalarına başlamıştır.
1991 yılında TİF kuruldu. İlk Başkanı Rana ÖZENER, ikinci Başkanı Sevim ERGİN
oldu. 2000 yılında İbrahim KURAK Federasyon Başkanlığına seçildi.
İzcilik faaliyetleri 1970 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığına devredilmiştir.
1972 yılında Kız İzciliğimiz Dünya Kız İzcilik Teşkilatı yedek üyeliğine kabul
edilmiştir.
İzcilik bu tarihten sonra günümüze kadar iki bakanlık arasında çeşitli Genel
Müdürlükler bünyesinde sürdürülmüştür.
1991 tarihinde İzcilik Federasyonu kurularak izcilik faaliyetleri bu federasyon
tarafından yürütülmeye başlanmıştır.