İzci Andı

Tanrıya ve vatanıma karşı vazifelerimi yerine getireceğime, izcilik türesine uyacağıma, başkalarına her zaman yardımda bulunacağıma, kendimi bedence sağlam, fikirce uyanık ve ahlakça dürüst tutmak için elimden geleni yapacağıma şerefim üzerine and içerim.

İzci Selamı

İzci selamı izci andının tekrarıdır ve sağ elle verilir. Her bir parmak andın ve türenin maddelerine işaret eder.

 

Parmakların anlamları

 

1. Başkalarına her zaman yardımda bulunmak.
2. İzcilik türesine uymak.
3. Tanrıya ve vatana karşı görevleri yerine getirmek.
4. Küçüklerin büyüklere olan saygı ve bağlılığı.
5. Büyüklerin küçükleri sevmesi ve koruması.
6. Tüm dünya izcilerinin kardeş olduğu ve kopmaz bir bağ ile birbirlerine kenetlenmesi

Büyük izci selamında kol, gövde ve dirsek 90 derecelik açılar oluştururlar. Küçük izci selamında üst kol gövdeye bitişik, alt kol ise gövdeye paraleldir.

 

İzci Türesi

 

1. İzci sözünün eridir, şeref ve haysiyetini her şeyin üzerinde tutar.
2. İzci başkalarına her zaman yardımcı ve yararlı olur.
3. İzci herkesin arkadaşı ve bütün izcilerin kardeşidir.
4. İzci herkese karşı naziktir.
5. İzci yurduna, milletine ve izci liderlerine sadıktır.
6. İzci bitki ve hayvanları sever ve korur.
7. İzci büyüklerinin sözünü dinler, küçüklerini sever ve korur.
8. İzci cesurdur. Her türlü şartlar altında neşeli ve güler yüzlüdür.
9. İzci tutumludur.
10. İzci fikir, söz ve hareketlerinde açık ve dürüsttür.

 

 

Parolalar

7-12 yaş = Küçük izci çok çalışır.
12-15 yaş = İzci daima hazırdır.
16+ yaş = Ergin izci topluma hizmet eder.
 

 

İzci Armalarının Anlamları



Dünya Erkek İzci Arması --------- Dünya Kız İzci Arması --------- Türkiye İzcileri Arması

M.Ö. 2000 yılından beri saflığın ve temizliğin sembolü olmasının yanında 19. yüzyılda kullanılmaya başlanan pusulaların üzerinde şaşmaz yön gösterici anlamına gelen zambak çiçeği Baden Powel tarafından izciliğin sembolü ve arması olarak seçilmiştir. İyiyi ve doğruyu ifade eden zambağın üç ucu izciye verdiği sözü hatırlatır. Orijinal arma her ülkede farklı değişikliklere uğramışsa da zambak çiçeği figürü hepsinde gözükür.

Kız izcilerin sembolü olan yoncanın üç yapraklı olması ise izci sözü ile ilgilidir. Yonca yaprağı da orta çağlarda derebeylerinin sancaklarında bulunup derebeylerinin çevrelerindeki insanları sevdiğini ve onları koruduğunu sembolize eder.

Bugün kullanılan uluslararası erkek izci arması mor zemin üzerine beyaz, kız izci arması ise mavi zemin üzerine altın sarısı rengindedir.

Türk erkek izci arması gri fon üzerine kırmızı, kızlarınki gri fon üzerine yeşildir.

 

İzciliğin Amacı

İzcilik teşkilatına katılan genci;

Karakterli, iyi vasıflı, toplum içinde yapıcı duruma sahip, Kanun, nizam, talimat ve emirlere uyan, saygılı, disiplinli, Başkalarını düşünen, Başkalarına yardım etmekten zevk duyan, Kendisi için gerekli el maharetlerine sahip, Kendisine güvenen, sorumluluk almaya istekli ve hazırlıklı, Sağlıklı ve olumlu düşünen Doğa ve kültür eserlerini seven ve koruyan bir insan olarak yetiştirmektir.

İzcilik çalışmaları gençlerin ulusal ve toplumsal yaşam katılmalarını kolaylaştırmanın yanında, oyun ve eğlence havasında onların değişik çalışmalarla kişisel ilgi ve yeteneklerinin gelişmesine, pratik bilgilerinin artmasına, özgür düşünme yeteneğini kazanmalarına yardımcı olur.

Türkiye'de; gençlerin Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, ulusal eğitim temelleri paralelinde, Türk olmanın gururunu duyan, yapıcı ve yaratıcı, demokrasi ilkelerini benimsemiş kişiler olarak yetişmelerini amaçlar.

 


İzci Marşı

Yollar uzun dikenli olsa da,
Bastığın yer üzüntülerle dolsa da,
Sel çığ ateş önünde her ne olsa da
İzci gülerek yürür
 

Haydi haydi haydi izci
Şarkı söyle neşelen
 

 

Veda Valsi

Artık veda et şen izci sen arkadaşına
Gidiyorsun iştirak et veda valsine (x2)
 

Eğer inanmış isen izcilik ateşine
Durma koş yay onu sen yurdun her köşesine (x2)
 

Bu ateş ile kampımız sona eriyor
Gelecek sene kampımız yine bizleri bekliyor (x2)
 

Artık, artık, artık elveda (x2)
 

Veda valsi, büyük kampların son gecesi düzenlenen ateş gecelerinin bitiminde söylenir.


KAMPA HAZIRLIK

Bir kampın öncesinde yapılan hazırlık ve kampa götürülen malzemeler o kamptan alınacak zevki belirleyen en önemli unsurlardır. Özellikle kış kamplarında bu konu çok daha önemli hale gelir. Doğa şartları hafife alınmamalı ve daima en kötüsüne hazırlıklı olunmalıdır. Bir kış kampına gidilirken götürülmesi gereken malzemeler aşağıda açıklanmıştır.

 

Kıyafet

Sıcak kanlı tüm yaratıklar gibi izciler de vücutlarının ürettiği ısıyı kontrollü biçimde kaybederek, sabit bir vücut sıcaklığını korumak zorundadırlar. Bu yüzden üzerimize nasıl bir kıyafet giymemiz gerektiği, hem hava şartlarına hem de vücudun harcadığı güce bağlıdır. İzciler kamp sırasında tırmanıştan uyumaya kadar pek çok değişik etkinlik yaptıkları için kıyafetleri de ayarlanabilir olmalıdır. Aşağıda kampa götürülebilecek kıyafetler tanıtılmıştır. Unutmayın ki kendinize en uygun kıyafeti ancak zamanla öğrenebilirsiniz.
Bere & Şapka: Bir kış kampına bere götürülmesi şarttır. Isı kaybının 2/3 'u baştan gerçekleşir. Islanması halinde işlevini yitireceğinden bir yedeğinin bulunması iyi olur. Geniş siperlikli bir şapka da yaz kampları için şarttır.
Güneş Gözlüğü: Yüksek irtifada daha etkin olan ültraviyole ısınlarına ve güneş ısınlarının kardan yansıyarak gözümüze normalden çok daha fazla gelmesiyle oluşacak rahatsızlıklara karşı kullanılır.
Yun İç Çamaşırı: Soğuk havaya karşı en klasik silahlardan biri yündür. Yün iç çamaşırları soğuktan çok iyi korumasının yanısıra çabuk kuruduğu için de çok kullanışlıdır. Yun çamaşır ve çoraplarınızı geceleyin tulumunuzun içine alarak kurutabilirsiniz. Yün atlet yerine 2 kat t-shirt de giyilebilir.
Kazak: Kampta 1 kalın kazak yerine 2 ince kazak giymek daha iyidir çünkü bu şekilde yalnız birini çıkartarak üstünüzü ayarlayabilirsiniz. En iyisi polar kumaştan dikilmiş yeleklerdir. Bunların, boğazı tam kapanabilen, ön kısmı boydan boya fermuarlı ve bel kısmı büzülebilen modelleri tercih edilmelidir.
Anorak: Bunların birçok çeşitleri vardır. Kaztüyü dolgulu bir anorak çok iyidir ancak çok pahalıdır ve izci kampları için gereksizdir. Ayrıca kaztüyü ıslanırsa izolasyon özelliğini kaybeder. Muflan denilen sentetik dolgulu bir anorak yeterlidir, üstelik ıslakken bile iş görür.
Yağmurluk: İyi bir yağmurluk önemlidir. Hafif ve az yer kaplayan bir panço hem sırt çantanızla birlikte sizi yağmurdan korur hem de gerektiğinde çadır yerine kullanılabilir.
Eldiven: Eldiven de, bere gibi, mutlaka taşınması gereken bir malzemedir. Yün eldivenler kullanışlıdır ama ıslanırsa (kartopu oynayabilirsiniz) eliniz üşüyebilir, bu yüzden bir yedek getirmek faydalıdır. Büyük kayak eldivenleri ıslanmazlar ancak çok yer kaplarlar. Ayrıca kampta ellerinizle iş yaparken parmaksız bir eldiven çok kullanışlı olacaktır.
Pantolon: Kenarlarında büyük cepleri olan kadife pantolonlar iyidir. Keçeden yapılmış asker pantolonları bit pazarından alınabilir. Kot pantolonlar tek başına sizi üşütür, genel olarak pantolonların içine bir şey daha giyilmelidir. (iç donu , tayt vs.)Yedek bir pantolon bulundurmak faydalıdır.
Çorap: İçe pamuklu dışa yün çorap gelecek şekilde çift kat giyilir. Bol yedek getirilmelidir. Mümkünse yeni çorap giymeden önce ayakları yıkamak gereklidir çünkü kirli ayak daha çok üşür.
Ayakkabı: Bir doğa sporcusunun en önemli malzemesi ayakkabıdır. Gündelik ayakkabılar ve spor ayakkabıları uygun değildir ancak yedek olarak götürülebilir. Her mevsim kullanabileceğiniz ve ucuza edinebileceğiniz bir ayakkabı asker postalıdır. Bunların burun kısmında metal koruması olanları kışın uygun değildir. Benzer bir deri bot da kullanılabilir. Bu ayakkabılar kampa gidilmeden bir kaç gün öncesinden başlayarak bol bol vazelinlenirse su geçirmezlikleri arttırılır. Ancak uzun yürüyüşler için bu amaçla yapılmış yürüyüş ayakkabıları idealdir. Boğazlı olanları tercih edilmelidir. Deri ayakkabılarınızı kamp dönüşü mutlaka temizlemeli ve yağlamalısınız. Aksi taktirde ömrünü çok azaltırsınız. Ayrıca kampta ayakkabıları ateşe çok yakında kurutmak da, derinin çatlamasına sebep olur.
Tozluk: Tozluk, ayakkabınızın bileğinden başlayarak diz hizasına kadar çıkan bir koruyucu kılıftır. Derin kar olan yerlerde ( ki çoğu zaman öyle olur) ayakkabı ve pantolonu ıslanmaktan koruduğu için faydalıdır. Kampa getireceğiniz naylon çöp torbalarını ve koli bandını kullanarak kendinize bir çift tozluk yapabilirsiniz.

 

Bazı yararlı bilgiler:

Kıyafetleriniz ne çok bol ne de çok dar olmalıdır. Çorap ve kazaklarınızın arasına yerleştireceğiniz gazete kağıtları sizi soğuktan çok iyi koruyacaktır. Gündüz soğuk havada kat kat giyinmek yerine vücudunuzu soğuğa alıştırmaya çalışın. Böylelikle gece olduğunda bir kat daha giyerek rahat edersiniz. Çok fazla giyinmek veya ateşin dibinde oturmak sizi ısıtmayacaktır. Isınmanın en iyi yolu hareket etmektir. Sıcak bir çay da vücudunuzu içerden ısıtırr. (Zaten kampta çayın keyfine doyum olmaz!) Eski kıyafetlerinizden uygun olanlarını kamp için ayırabilirsiniz. Böylece kıyafetleriniz için tasalanmadan kampın zevkini çıkartırsınız. Ancak amaca uygun ve kaliteli malzemenin gerektiğinde hayatınızı kurtarabileceğini unutmayın.
 

Uyku Tulumu & Mat :


Sıcak ve dinlendirici bir uyku kampınızın zevkli geçmesi için önemlidir. Uyku tulumunuz çok iyi olmasa da iyi bir mat gereklidir çünkü yatarken ısı kaybının büyük bir kısmı yerden olur. Tüm malzemelerde olduğu gibi mat alırken de tecrübeli bir arkadaşınıza danışmalısınız.
Uyku tulumları piyasada çok değişik modellerle satılmaktadır. Yine en iyileri kaz tüyü dolgulu olanlarıdır ancak bunlar çok pahalıdır. İzci kampları için -5 derece için üretilmiş sentetik dolgulu tulumlar yeterlidir. İple büzülerek başı içine alan bir kapşonu bulunan mumya seklindeki tulumlar kullanılmalıdır. Göğüs kısmı da büzülen modeller daha iyidir. Tulumlar standart boylarda yapıldığı için boyu uzun gelebilir. Bu durumda yedek kıyafetlerinizi veya pantolonunuzu tulumun dibine yerleştirmelisiniz. Tulumun içinde kat kat giyinmek iyi değildir, bunun yerine anorak ve kazağınızı tulumun içinde alt ve üstünüze sermelisiniz. Eğer ayaklarınız üşürse bir kazak sararak ısıtabilirsiniz. Piyasadan fazla bir para ödemeden alabileceğiniz polar kumaştan yapacağınız bir tulum içliği hem sizi sıcak tutacak hem de hafif olduğu için normal bir battaniyeden çok daha rahat taşınacaktır. Eğer tulum bulamazsanız, iki battaniyeyi çuval seklinde katlayarak izci tulumu yapabilirsiniz.

 

Diğer Önemli Malzemeler :

El Feneri: Geceleyin ormanda hiç ışık olmayacağı için el feneri çok gereklidir. İki pille çalışan ufak bir fener yeterlidir. Eğer fenerinizi ağzınızla tutabilirseniz iki elinizle iş yapabilirsiniz. Fener ormanda yolunuzu bulmak için kullanacağınız bir alet değildir. Kamp yeri ve çevresindeki işlerinizde size yardımcı olur.
Tabak, Bardak ve Kaşık: Kırılmaz olanları tercih edilmelidir. Tabağınızı seçerken, içinde sıcak yemek varken rahatlıkla tutabileceğiniz bir tane olmasına dikkat edin. Saplı, derin bir metal tas bu yönden çok kullanışlıdır. (Üstelik yemeğinizi ateşte ısıtabilirsiniz).
Krem: Soğuk hava ve su cildinizi kurutur ve çatlatır. Bu yüzden cilt ve dudak kremi kullanmalısınız.
Matara: Özellikle uzun yürüyüşler için gereklidir. Pet şişeler de iş görür. Geceleyin sıcak su doldurup tulumunuzun içine de alabilirsiniz ancak iyi kapatmayı unutmayın!
Çakı: Tek bir bıçağı ve konserve açacağı olan küçük ve basit bir çakı pek çok işinize yarayacaktır. Elinize batacak bir kıymık için çakınızın cımbızı çok kullanışlıdır.
Düdük: Kaybolma durumunda yerinizi belli etmek için kullanılır.
Yara Bantı: Tüm ekip için taşınan ilkyardım çantasının dışında, ufak bir sıyrık vs. için cebinizde bir kutu bulunmalıdır. Önce yarayı temizlemeyi unutmayın.
Kibrit: Su geçirmez bir kapta (örneğin film kutusu) daima yanınızda taşımalısınız; ne zaman kaybolacağınız belli olmaz !
Naylon Torba: Çantanıza koyduğunuz her şeyi torbalamalısınız. Gece donmamaları için ayakkabılarınızı torbalayıp tulumunuzun içine almalı, ayrıca çiğ düşeceği için çantanızı da büyük boy bir çöp torbasının içine koymalısınız.


 

DOĞADA YAŞAMAK

 

Şehir hayatının bizlere sağladığı türlü kolaylıklar ormanda bulunmayacaktır. Yine de kamp hayatının kendine özgü kurallarına uyan izciler doğa ile uyum içinde olurlar ve kampta kendilerini evlerinde hissederler.
Kamp hayatı kurallarını öğrenemeyenler için, kamp bir süre için tahammül edecekleri bir eziyet haline gelir. Doğada yaşamanın gereklerini öğrenmek ve uygulamak sizin için çok faydalıdır.
Kamp için yapacağınız iyi bir hazırlık kadar kamp yerini doğru seçmeniz de önemlidir. Öncelikle kamp yaptığınız yer içme suyuna yakın olmalıdır. Eğer yanınızda su depolayabileceğiniz bir bidon vs. var ise, suyun biraz daha uzağında konaklayabilirsiniz. Ayrıca, suya gece ve gündüz ulaşabilmelisiniz. Öte yandan, su kaynağına çok yakın olmak da iyi değildir. Özellikle akarsular, karanlıkta izciler için çok gerekli olan duyma yetisini azaltacaktır. Su çevresinde toplanan haşarat ve gece su içmeye gelebilecek orman sakinleri de (eğer civardaki tek su kaynağı ise) kampı suya çok yakın kurmamak için bazı sebeplerdir. İçme suyu daima, çamaşır ve bulaşık için su alınan yerin üstünden alınmalıdır. Kirli sular kesinlikle akarsuya değil, kenarından biraz ileride toprağa dökülmelidir.
Kamp için çok rüzgar veya güneş alan bir yer seçilmemelidir. Dere yatağında olmamalı ve mümkün olduğu kadar düz bir zemini olmalıdır. Mezarlık yanları ve hayvan sürülerinin geçtiği yerler de uygun değildir. Civardan odun toplanabilmesi de önemlidir. Kamp yeri, civardaki yerleşim bölgelerine çok yakın olmamalı, ancak gerektiğinde yardım alınabilecek bir mesafede bulunmalıdır.
Kamp yerinde çadırlar daire, hilal veya U şeklinde ve kapıları ortaya bakacak şekilde kurulur. Kamp ateşi de bu merkezde yakılır. Ateşten sıçrayacak kıvılcımların çadırları yakmaması için gerekli mesafe bırakılmalıdır. Ateş yakılırken de emniyet kurallarına tamamen uyulmalıdır. Çadır kurulmadan önce, zemin taş ve dallardan temizlenmeli, eğer kar varsa çiğnenmelidir. Mümkünse yere bir naylon serilip üzerine birkaç kat gazete kağıdı konulduktan sonra çadır bunun üzerine kurulmalıdır. Çadır kurulan yerde az da olsa bir eğim olacaktır, dolayısıyla yağmur sularının çadırın üzerinden akmaması için çadırın çevresine yeterince derin bir yağmur oluğu açılmalıdır. Rüzgarlı havalarda, çadırlarınızın dış ve iç katları arasındaki boşluğa dolacak olan soğuk hava sizi geceleyin üşütebilir. Bunu önlemek için çadırınızın çevresine taş veya kardan bir set örebilirsiniz.
Kamp için getirilen yiyecekler toplu halde bir iaşe çadırında saklanmalıdır. Eğer fazla çadır yoksa naylon torbalardan bir tane yapılmalı ancak iaşe asla açıkta bırakılmamalıdır.
Ayrıca toplanan odunlar kesildikten sonra boylarına göre istiflenmelidir. Odunluk olarak ayrılan bölgenin etrafı da bir iple çevrilmelidir. Odunların üstü ıslanmış ise ateşin yakınına dizilerek kurumaları sağlanır. Eğer bir ağaç dalında en ufak bir hayat belirtisi var ise, o dal kesilmemelidir. Tüm yapraklar solmuş olsa bile dalın kırılgan olup olmadığı yoklanmalıdır. Yaş bir dalı yakmaya çalışmak tecrübesizliğin işaretidir.
Yukarıda anlatılan hazırlıklar hava kararmadan önce bitirilmelidir. Gece, karanlıkta ve soğukta iş yapmaktansa gündüzden hazırlıkları tamamlamak elbette daha iyidir. Ancak izciler geceleyin de ormandan zevk almasını bilirler. Akşam yemeği yenildikten sonra kamp ateşi çevresinde geçirilen güzel anlar "kesin sessizlik" saatinin gelmesi ile sona erer. Bu saatten sonra nöbetçiler dışında herkes çadırlarına çekilir ve kampta sadece ateşin çıtırtıları duyulur. Kamp ateşi de nöbet ateşi haline getirilir. Nöbetçilerin başlıca görevi kulaklarını dört açmak ve kamp çevresini ara sıra kolaçan etmektir. Özellikle iaşe çadırı civarına dikkat edilmelidir. Ayrıca nöbet sırası gelen izcileri sessizce uyandırmak ve ısınmaları için çay hazırlamak da nöbetçilerin görevlerindendir.
Kampta olaylar her zaman istediğimiz gibi gelişmeyebilir. Bu gibi durumlardan biri de kaybolmaktır.
Ormanda tüm ağaçlar ve coğrafi şekiller birbirine benzediği için gece veya gündüz kaybolmak çok zor değildir. Ancak geçtiğiniz yerlerdeki belirgin işaretlere dikkat ederek ve arkadaşlarınızdan fazla ayrılmayarak kaybolmayı önleyebilirsiniz. Eğer kaybolursanız öncelikle soğukkanlı davranmalısınız. Arkadaşlarınızın sizi aradığını düşünüyorsanız bulunduğunuz yerden fazla uzaklaşmamalısınız. Bu arada, yerinizi belli etmek için düdük çalabilirsiniz. Eğer kampın yeri hakkında bir tahmin yapabiliyorsanız geri dönmeyi deneyebilirsiniz. Böyle bir durumda saatinizi kontrol ederek, kamptan kaybolduğunuz yere gelene kadar geçen süre kadar (yaklaşık olarak) yürümelisiniz. Bu sırada sizi arayan arkadaşlarınız için, gittiğiniz yönü gösteren işaretler bırakabilirsiniz. Civardaki tepelere veya uygun ağaçlara çıkarak yerinizi tahmin edebilirsiniz.
Eğer kampı bulmaktan veya bulunmaktan umudu keserseniz veya gece olmuş ve hava soğumaya başlamışsa artık kendinize sığınacak bir yer hazırlamalısınız. Öncelikle uygun bir yer belirleyip yanınızdan hiç ayırmadığınız kibritinizle bir ateş yakmalısınız. Ateş sizi ısıtacak, gece yerinizi belli edecek ve size güven verecektir. Eğer reflektör ateşi hazırlayabilirseniz sizi daha çok ısıtacaktır. Çıplak toprağa oturmamalı, kendinize ot ve dallardan bir döşek hazırlamalısınız. Rüzgara karşı dal ve taşlardan bir çit hatta bir barınak da hazırlayabilirsiniz. Elbette ki bunları yapmayı daha önceden denemiş olmak size kolaylık sağlayacaktır. Gündüz olduğunda bir tepeye çıkarak civardaki yerleşim birimlerini arayabilirsiniz. Bir akarsuyu da suyun aktığı yönde takip ederseniz büyük ihtimalle bir yerleşim yerine varabilirsiniz.


İMDAT PAKETİ

İmdat paketi diye adlandırılan kutu, metal kapaklı iğne kutusu büyüklüğünde olup kolaylıkla cepte taşınabilir. Sağlam olmasının yanısıra su geçirmez özelliği de bulunmalıdır. Bu kutu ihtiyaç halinde küçük bir pişirme kabı ve güneş ışınları ile haberleşme aracı olarak kullanılabilir.
Bir imdat paketinde şu malzemeler bulunur:

Kibrit: Nemden hemen etkilenen ve yanmayan kibritler erimiş muma daldırılarak izole edilebilirler. Benzer şekilde kibrit kutusunun yan yüzeyi de mumlanıp kibritlerle birlikte küçük bir torbaya konur.
Mum : Bakkallarda satılan mumlar iş görür. Mum aydınlanmak için değil, kibrit ile tutuşturulamayan ateşi yakmak için kullanılır.
Düdük:Tiz sesli bir düdük ile tehlike anında yer bildirilir.
Pusula:Basit bir pusula yeterlidir. Önemli olan yürünülen yönü bilmek ve yanlış yönde giderek zaman ve enerji harcamamaktır.
Jilet: Küçük bir çakıdan daha keskin olup az yer kapladığı için daha yararlıdır. İp: 3 metre uzunluğunda ince bir naylon ip yararlı olabilir.
İğne & İplik: Sağlam ve kalın bir yorgan iğnesi bir kartona geçirilip 5 metre kadar sağlam iplik sarılır. Yırtık ve sökükler dikilebileceği gibi vücuda saplanan kıymık ve dikenlerin çıkartılması için de iğne faydalı olur.
Olta & Misina: Su kenarına yapılan yürüyüşler için taşınabilir. İğneler bir mantara saplanarak taşınırsa diğer malzemeye zarar vermez. Çengelliiğne: Kopan düğmeler ve ilkyardım için gerekebilir.
Sargı Malzemesi: 3 cm eninde steril sargı bezi, bir miktar yapıştırıcı bant ve 15x90 cm büyüklüğünde bir gazlı bez bulundurulmalıdır.
Potasyum Per Manganat:
İlkyardım: Saf suda birkaç küçük tanecik ezilerek iyi bir dezenfektan elde edilir. Yaralardaki kir bununla temizlenir. Suyu Dezenfekte Etme: Suyun içine birkaç tanecik atılır ve yarım saat beklenirse, su mikroplardan arınır. Hafif kırmızı renk zararlı değildir. Durgun sular içilmeden önce mutlaka dezenfekte edilmelidir. Bu iş için ayrıca klor tableti bulundurulabilir. Ateş Yakma: Yarım çay kaşığı potasyum permanganat ile yarım kaşık şeker karıştırılarak bir tahta içine oyulmuş çukur içinde karıştırılır ve elde edilen ısı ile karışım kendiliğinden alev alır. Karın Renklendirilmesi: Kar üzerinde çok belirgin bir iz bırakma için birkaç kristal kar ile karılır.
Şeker :Potasyum permanganat ateşleme için yararlı olacaktır.
Çivi : 10 cm uzunluğunda birkaç çivi taşınmalıdır.
Kağıt & Kalem : Not almak ve ateş tutuşturmak amacıyla saklanmalıdır.
Hazırlanan bu paket su geçirmez bant ile kapatılıp bir torba içinde saklanmalıdır.


 

ATEŞ ve OCAK ÇEŞİTLERİ

 

Neden ateş yakılır?

Isınmak
Kurumak ve elbiseleri kurutmak
İşaret vermek
Yemek pişirmek
İçilecek suyu kaynatarak mikrop ve parazitleri öldürmek
Duman saçarak sivrisinek, karasinek vb… haşereleri kovmak
 

 

 

Ateş yakarken nelere dikkat etmek gerekir?

 

Ateş yakılacak yer dikkatlice hazırlanmalıdır. Yakılmak istenen ateşe uygun büyüklükte, 10-20 cm derinliğinde bir çukur hazırlanmalıdır. Ağaç artıkları, kuru otlar, yapraklar gibi yangına sebep olabilecek maddeler temizlenmelidir. Daha sonra çukurun etrafı taşlarla çevrelenmelidir.
Alçak bir ağaç dalının altında ateş yakılmamalıdır. Yakıldığı taktirde ateşin üstündeki dallar önce kurumaya sonra da yanmaya başlar. Karla örtülü bir ağacın altında dallar yüksekte olsa bile areş yakılmamalıdır. Isının etkisi ile eriyen kar ve buz parçaları ateşi söndürebilir.
Ateşi çamurlu toprak, buz veya kar üzerinde yakmak zorunluluğunda kalınırsa taşlardan veya yaş ağaç dalları ve odunlardan bir platform yapılmalıdır.
Islak taş veya kaya parçalarının üzerinde ateş yakılmamalı; bu maddeler ateşe atılmamalıdır. Bu taşların içindeki su ısındığında taşı bir bomba gibi patlatabilir.
Yanmakta olan ateşe kesinlikle benzin, mazot..vb dökülmemelidir.
 

 

Ateş nasıl yakılır?

 


Ateş yakabilmek için çalı–çırpı, odun ve ilk alevi alacak kav denlilen maddeye ihtiyaç vardır. Bünyelerinde aromatik yağlar bulunduran bazı ağaç türlerinin iç kabukları kav olarak kullanılabilir. Bu kabuklar ıslanmış olsa bile kolayca tutuşturulabilir. Sedir ağacının kuru kabuklarının iç lifleri iyi bir kavdır. Köknara benzeyen bir ağaç türü olan baldıran ağacının kuru ve iç kabuklarından alınan kavdan da yararlanılabilir. Hastalık veya yıldırm düşmesi sonucu devrilmeden kurumuş eski ağaçların gövdelerinin ortasından alınacak kav yakacak olarak idealdir. Çam ağaçlarının alt dallarına tutunmuş olan yosuna benzeyen yeşil bir madde de kav olarak kullanılabilir. Özellikle Türkiye'de çam ormanlarının yoğun olması nedeniyle bu madde sıkça kullanılmaktadır. Bu maddenin bulunamaması durumunda çam iğneleri de kav olarak kullanılabilir. Ancak çam iğnelerinin alevi çok geçici olduğu için bol miktarda kullanmak gerekebilir. Kuru ot, saman…vb bitkilerin lifleri de kullanılabilir. Ayrıca kağıtla da ateş yakılabilir.
Eğer bunlardan hiçbiri yoksa kuru olduğundan emin olduğunuz (eğer odun eğilip bükülmeden kırılıyorsa kurudur) bir odundan ince kıymıklar çıkararak kav elde edilebilir. Kuru odun da yoksa ıslak ve kalın bir odun parçasının iç kısmındaki kuru kısımdan kıymıklar elde edilebilir. Kav olarak kullanılacak malzeme bulunamadığı takdirde kişinin iç çamaşırı gömleği veya elbisesinde bulunan pamuklu kumaştan alınacak ince lifler kav olarak kullanılabilir.
Kav sorunu çözüldükten sonra kavın aleviyle yanabilecek incelikte çalı-çırpı ve odun parçaları bulunmalıdır. Daha sonra da yavaş yavaş kalınlaşan odunlar bulmak gerekir.
Ateşin parmak kalınlığında bir odunu yakabileceğinden emin olmadan ateşbaşını terk etmemek gerekir. Bu yüzden ateş yakmaya başlamadan önce yeterli odun toplamak gerekir.
Ateş yakabilmenin birinci sırrı, çalı-çırpının kavın üzerine baskı yaparak hava almasına engel olmayacak şekilde yerleştirilmesidir. Çalı-çırpının kavdan çok yükseğe konulması da doğru değildir.
Kav yerleştirildikten üstüne yukarıda anlatıldığı gibi ince dallar konulur. Yavaş yavaş konulan dallar kalınlaştırılır. Konulan odunlardan koni şekli elde edilirse ateş yakmak kolaylaşır. Daha sonra kibrit veya çakmak yardımıyla kav tutuşturulur. Kavın biraz alev alması beklendikten sonra sonra ateşe yavaş yavaş üflenir.
Bu üfleme işi ortamdaki rüzgara göre ayarlanır. Eğer rüzger varsa ateş yakılmadan önce esme yönü tespit edilir ve rüzgar ateşi yelleyecek şekilde rüzgarın kava değdiği yerden kav yakılır. Eğer çok fazla rüzgar varsa ateş belli bir büyüklüğe gelmeden önce rüzgarın ateşi söndürmesi ateşin etrafına dizdiğimiz taşlar yardımıyla engellenir. Eğer üflemek gerekirse (rüzgardan yardım alamadığımız durumlarda); ağzımızdan çıkan nefesin izlediği yolun mümkün olduğunca yere paralel olmasına dikkat ederek, ateşe çok fazla yaklaşmadan, kesik kesik değilde uzun süreli hafif bir nefesle üflenir.
Ateşimiz parmak büyüklüğündeki bir odunu yakabiliyorsa, ateş yakma işlemi tamamlanmıştır.

 

Kibritsiz ateş yakılması

 

İnce kenarlı bir mercek yardımıyla (dışbükey), güneş ışınları toplanıp kavın üzerine düşürülüp ateş yakılabilir.
İnce kenarlı merceğimiz yoksa bir buz parçasına (varsa) dışbükey şekli verilerek mercek elde edlilebilir.
Çakmak taşı diye bilinen taşların birbirine vurulması ile kıvılcım elde edilebilir.
Sürtünme yoluyla: Yay ve matkap yöntemi Kaytan yöntemi

 

Kamp ateşi şekilleri

 

Kamp ateşleri hem ısınma hemde yemek pişirmeye uygun şekilde yakılmalıdır.
Ateşin önüne şekildeki gibi odun veya kütük parçalarından bir yansıtıcı yapıldığı taktirde ateşin ısınma ve aydınlanma verimi artacaktır.
Odunlar ateşin üzerine piramit şeklinde konulursa daha hızlı bir odun tüketimi olur ama hem ısınma hem de aydınlanma daha iyi sağlanır.
Odunlar paralel konulursa daha rahat bir şekilde yemek pişirilebilir hem de daha az odun harcanır